(Suruç’ta Unutulanlar İçin)
Gittiler…
Yüreklerinde düş değil, düşsüzlüğe umut
Sırtlarında oyuncaklar, kitaplar,
Bir avuç iyilikle vardılar Pirsus’a —
Suruç’a…
Ağızlarında halay türküsü,
Dizlerinde barışın ritmi,
Ve ellerinde çocuklara dair
yarınlara dair,
insanca düşler…
Ama…
Bir anda sustu ezgiler,
Koparıldı gençliğin gövdesi topraktan,
İçine bomba saklanmış bir karanlık
parçaladı düşleri…
Kimdi bu öfke?
Kime küsmüştü dünya?
Otuz üç umut neden sığmaz oldu bu ülkeye?
Yerde kitaplar…
Üzerinde kan…
Ve bir çift çorap, bir kurdele, bir not defteri…
Yarım kalan masallar,
Bir çocuğun göremediği tebessüm.
Pirsus ağladı,
Fırat sustu,
Toprak bile utandı o gün.
Kimse görmedi ama
Otuz üç can
otuz üç yıldız olup
geceyi terk etti.
Ey vicdan,
nereye gömdün kendini?
Bu çocuklar düş kuruyordu sadece,
bir defter kadar masumdu hayalleri…
Şimdi her temmuz
yeniden kanar Suruç’un yarası,
yeniden sayar anneler otuz üçe kadar
ağlaya ağlaya…
Biz unutmadık,
Unutmayacağız
21..07..2025.
Mustafa Karaçizmeli