Hadi gel
kıyısına vuralım
denizin
aylan bebek gibi
seyreylesin dünya bizi
utancın duldasında
hadi gel
yanalım ateşinde madımak’ın
hasret gültekin gibi
türküsünü mırıldanalım
“bir insan ömrünü neye vermeli”
hadi gel
ölelim taybet ana gibi
kalsın cenazemiz yerlerde
günlerce
kedi köpekler yalasın açık gözlerimizi
kaldırmaya gelenler de vurulsun
namlusuyla yasanın
hadi gel
parçalanalım
ankara garında
dinci ve kinci patlayıcılarla
fundamentalist bombalarla
sevinçten havaya uçsun ırkçı şovenistler
hadi gel
nefesimiz koksun açlıktan
çöpleri karıştıralım
bir parça ekmek bulmak umuduyla
bir gram soluk için
varsıl bakmasın yüzümüze
tabağındaki artığı fazlalaştırsın
dudak yağlarını çekmiş peçeteleri de sos olarak bırakmayı ihmal etmesin
hadi gel
çalışalım fabrikada
uzun metrajlı
daha müreffeh bir hayat için
kaptıralım kolumuzu dişliye
patron sisteme göz kırpsın
sistem suçlu bulsun parçalanmış kolumuzu
kolumuzun canı çekilmiş parmaklarını
hadi gel
işçi olalım
çocuk yaşımızda
girelim altına dünyanın
mektebimiz olsun hamallık
körpe sırtımıza bindirelim kağıt hırarlarını
minik ellerimizle çekelim oyuncak yerine rişkayı
hadi gel
etimizi satalım
bütün dünya üzerimizden geçsin
yaşama tutunabilmek için
belki
yarına bizi de ortak kılan
bir akım peyda olur
Vahap Taş