Ana Sayfa Yazarlar 3.08.2025 339 Görüntüleme
YİNE KAYBOLDUM GECELERDE

YİNE KAYBOLDUM GECELERDE

Sevgili okurlarım,
Merhaba.

Gecenin koynuna saklanmış bir hüzün var içimde.
Gündemin ne kadar yorduğunu, ne kadar yaktığını biliyorum.
Bir yanda ciğerlerimiz yanıyor, bir yanda dallarında barışı taşıyan zeytinliklerimiz…

Zeytin…
Öyle sıradan bir ağaç değildir o.
Toprağa sabırla kök salmış bir dua gibidir.
Bin yıl yaşasa da kibirlenmez,
rüzgârda sessizce salınır, gölgesini cömertçe paylaşır.
Yağı berekettir,
dalı barış,
yaprağı şifadır.
İnsan ömrü biter, o kalır;
köyler kurulur, yıkılır, o yine dimdik durur.
Dedelerimizin ellerinden bize emanet,
bizden de çocuklarımıza uzanan bir zincirdir.

Ve şimdi o kadim gövde yanıyor.
Yanan sadece ağaç değil…
Kökler yanıyor,
kuşlar yanıyor,
çocukların rüyaları yanıyor.
Bir zamanlar altında sohbet ettiğimiz gölgeler,
şimdi duman olup gökyüzüne savruluyor.

Her yangında bir parçam eksiliyor.
Kulaklarımda çığlık çığlığa koşuşan can dostlarımız,
gözlerimin önünde ise ellerinde küçücük fidanlarıyla umut eken çocuklar var.
Onları gördükçe bir nebze nefes alıyorum.
Ama yine de soruyorum kendi kendime:
Bunca ateşin ortasında biz nasıl iyileşeceğiz?

Unutmayalım; zeytin kolay büyümez.
Toprakla kavga etmez, zamana teslim olur.
Yavaş yavaş kök salar;
dikenli rüzgârı, kavurucu güneşi sabırla taşır.
O yüzden yanarken,
bir gecede yok olan sadece gövde değil,
yüzyılların sabrıdır aslında.

Yazar Hakkında


İlginizi çekebilir

EMPATİ

EMPATİ