Ana Sayfa Yazarlar 22.05.2025 480 Görüntüleme
SEVDA

SEVDA

Sevda, insanın içinde sessizce büyüyen, bazen kor gibi ısıtan, bazen küle çeviren bir ateştir. İçten içe yanan bu yangın, zamanla tüm benliği sarar; nefese özlem, söze sitem olarak dökülür. Dile gelen her kelime, aslında içinde saklı kalan hasretin yansımasıdır. Kelimeler öfke gibi görünse de, aslında sevdanın yakıcılığına tanıklık eden feryatlardır.
Bazen gecenin en sessiz anında iç çekişlere dönüşür bu sevda. Gökyüzüne bakarken dolup taşan bir yürek, anılarla güçlenen bir özlem… Adını ne koyarsan artık. Sanki her yıldız bir hatıranın ışığıdır, her esen rüzgar, sevgilinin sesi gibi yankılanır kulakta. Sevda, yalnızca bir his değil, zamanın içinde durmaksızın akan bir duygu selidir. Ne yapsan durduramadığın, akıp giden, seni senden eden, seni bilmediğin diyarlara götüren…
Ve kalp, hiçbir zaman unutmaz. Sevdanın dokunduğu her an, gözlerde saklı bir umut olur. Kavuşma umudu, anılara sığınan bir ruh, suskunluğun ardına saklanan bir çığlık… Sessiz çığlıktır, yalnız duyması gereken yürek duysun diye. Haykırıştır.
Sevda, kimsenin yok edemediği, ve kimsenin söküp çıkaramayacağı bir yangın yeridir. Ama hiç tükenmeyen, koruyla hep ısıtan, hep sarsan… Ve gitgide güçlendiren. Sevda, yalnızca bir duygu değildir; sevda, yürekte iz bırakan ve zamanla şekillenen bir kaderdir.
Bazıları bu yangının içinde erir, bazıları ise küllerinden yeniden doğar. Ve işte, sevdanın en derin sırrı burada saklıdır.
Ona sahip olan, asla eskisi gibi olmaz.
Çünkü sevda, insanı en gerçek haliyle şekillendirir.

Yazar Hakkında